MacBook
Apple 1997 yılında iMac G3′ü duyurup i akımını başlattıktan bir süre sonra ‘midye kabuğu’ görünümlü iBook serisini piyasaya sürdü. Renkli, şeffaf ve ilginç tasarımı ile Apple’ın ucuz dizüstü bilgisayarlar kategorisinde yer alan iBook bir kaç revizyon geçirdikten sonra Intel’e geçiş ile MacBook adını aldı. Şu anda beyaz ve siyah olmak üzere 13.3″ ekranlı bir plastik kasa tasarımına sahip olan Macbook Apple’ın aynı zamanda en çok satan dizüstü modeli. Genelde oldukça başarılı işlemciler barındıran MacBooklar’ın en kötü özelliği malesef kendine özgü bir ekran kartına sahip olmaması. Sahip oldukları ekran ‘çipleri’ işlemciyi biraz yorduğu için ve oyunlarda gereken performansı vermediği için çoğu kullanıcıyı MacBook Pro’ya veya başka bir masaüstüne yöneltiyor.
MacBook Pro
Apple Macintosh Portable serisinden sonra ürettiği dizüstü bilgisayarlara PowerBook adını veriyordu. PowerBook 100 ile başlayan macera Apple’ın Intel’e geçişiyle MacBook Pro adını alarak devam ediyor. Bir çok farklı tasarım atlatan Powerbook/MacBook Pro serisi uzun zamandır aynı kasada denilebilir. MacBook Air’in duyurulmasından sonra MBP’lerde de farklı bir tasarım beklentisi doğdu.
Macbook Pro’ların kötü özelliği ise nispeten pahalı olmaları. Amerika satış fiyatı 2000 dolardan başlayan MBP aynı zamanda sadece 15 ve 17″ ekranlara sahip. Eski 12″ Powerbook kullanıcıları ise bu durumdan hiç ama hiç memnun değiller.
MacBook Air
Sadece 1.4 kg ağırlığına sahip olmasına rağmen 13.3″ ekrana sahip olan, aydınlatmalı klaye barındıran ve Intel’e özel çip yaptırtan Macbook Air’i sadece Macintosh sayfalarında değil gazetelerin teknoloji sayfalarında da görmüş veya duymuşsunuzdur. Şimdilik sadece bir revizyonu olan Macbook Air’in bir diğer özelliği ise isteğe bağlı olarak SSD (Solid State Drive) ile gelmesi. Fiyatı çok yukarıya çekse de bilgisayarda hareket eden hiç bir parçanın olmaması bazıları için vazgeçilmez. MBA’nın en kötü özelliği ise çok az sayıda kapı barındırması. Optik sürücüye sahip olmaması ise bu cihazın hedef kitlesi için mühim değil.
