Lafı uzatmaya çok gerek yok. Apple en sonunda beklenen daveti basın mensuplarına gönderdi. Son üç haftada oldukça yoğun bir söylenti trafiği yaşanırken neyin gerçek neyin gerçek olmadığı tartışılıp durdu. Ancak 14 Ekim tarihinde bir etkinlik olacağını çok uzun zamandır söyleyenler yanılmadılar.
Apple’ın “Brick” adı verilen yeni bir üretim yöntemi ile tüm dizüstü bilgisayarlarını aluminyum maddeye geçirmesi bekleniyor. Ayrıca Snow Leopard’ın Open CL desteği yüzünden NVidia anakartlı ve ekran kartlı bir MacBook çıkacağı da söylentiler arasında. Bir diğer beklenti de ekranın LED ışıklandırmaya geçmesi.
Ekonominin kötüleşmesi haricinde kar marjının düşeceğini açıklayan Steve Jobs’un ardından en son bugün Apple’ın 800$ fiyatında dizüstü çıkartacağı söylentisi konuşuldu.
Şu sıralar taşınma işleriyle uğraştığımdan yazı yazma yükü tek başına sevgili Özgür’e kaldığı için öncelikle üyelerimizden özür diliyorum.
Birazdan bahsedeceğim mevzuyu iki farklı kaynakta okumasaydım yazmayı düşünmüyordum, ancak 9to5mac.com sitesinden sonra macrumors.com sitesinde de alakalıbir yazıyı görünce dayanamadım.
İlk yazının konusu HP’nin kendi işletim sistemini çıkartması. 9to5mac.com sitesinin haberine göre HP, Vista’nın başarısızlığından sıkılmış ve satışlarını baltalamasından gına gelmiş olmalı ki Linux tabanlı alternatif bir işletim sistemi arayışına girmiş. Özellikle düşük bütçeli EEE PC veya Wind PC gibi alternatiflere karşı o alanda pazar kaybeden HP’nin asıl hedefi ise Apple. Businessweek’e yapılan açıklamaya göre HP’de bir kaç kişi Vista harici projelerde çalışıyor. Ancak Businessweek bu yorumu yutmuyor ve şöyle devam ediyor:
“HP’nin yöneticilerinden biri stratejiyle ilgili açıklamalarında Apple’ın 1000$’ın altında dizüstü üretmesinden ve bu pazara girmesinden endişe ettiklerini belirtmiş. Bu alan HP’nin Apple ile rekabet etmediği bir ortam. “Apple büyük bir motivasyon faktörü” diye bitirmiş kaynak.”
9to5mac.com sitesinin haberle ilgili son yorumu ise oldukça ilginç. Apple ucuz bir dizüstü mü üretiyor? HP aptal değil. (Apple developing a low cost laptop? HP ain’t dumb.)
Şimdi gelelim macrumors’un haberine. Barrons’dran aldıkları bilgiye göre Macbook’lar şimdiden stoklanmaya başladı bile. Raporda yazan bilgilere göre yapılan “alan denetimlerinde” yeni Macbook’lar LED ekranlı ve çok ince aluminyum bir kasaya sahip. İlginç olan ise oldukça düşük bir fiyat ile etiketlendirilmişler.
Bütün bunlar daha önce sızan kasa tasarımı söylentisine, agresif fiyat politikası hakkındaki söylemlere, 3. çeyrek finansal sonuçlardaki düşük kar marjı hedefine ve gelecek bir ürün değişimi (future product transition) açıklamasına tamamıyla uyuyor.
Eğer HP Apple’ı bu kadar yakından takip ediyorsa ve bu kaynaklar da güvenilir ise Ekim ayında gerçekten şaşırtıcı bir Macbook bizi bekliyor olabilir. Hele çok fazla güç istemeyen kullanıcılar için daha uygun fiyatlı bir Macbook gelebilir.
Açıkçası ben heyecanla bekliyorum, çünkü bu sefer Ekim ayında bir macbook alıyorum, yeni veya eski seri!
Son söylentilere göre bir sonraki Apple etkinliği 14 Ekim tarihinde.
Etkinlik az sonra basliyor. Tartisma ise forumda bu baslik altinda.
Bugün aklınızda iPod’unuzu yenilemek mi var? O zaman kesinlikle bu fikrinizi bir iki gün ertelemelisiniz. Zira Apple 9 Eylül’de yeni iPod’ları tanıtacak.
Let’s Rock adı altında gerçekleşecek etkinlik 9 Eylül 2008 tarininde Türkiye saati ile 20:00 civarında başlayacak. Binanın tüm cephesine davetiyede bulunan silüetli “iPod dinleyen adam” motifi görünüyor. Etkinlikte yeni iPod’ların gelmesine kesin gözüyle bakılıyor.
Ancak ilginç olan duyurulması beklenen tek yenilik yeni kasalara sahip iPod nanolar değil. iTunes 8, akıllı şarkı tavsiye etme özelliği barındırırken aynı zamanda yeni bir görsel ile geliyor. Bu görselin adı ise Magnetosphere. Bu görsel ilk hazırlandığında ücretsizdi ancak ardından yazılım geliştirici yayından kaldırıp 3. parti bir firmaya sattığını söylemişti. Tabi ki şimdiye kadar bir daha bu görseli göremedik ancak size tavsiyem aşağıdaki videoyu mutlaka izlemenizdir. İlk 10 saniye kadarında pek ilginç gelmeyebilir, ancak müziğin temposu başlayınca fikrinizi değiştirebilirsiniz.
Bir başka söylenti de iPhone 2.1 güncellemesinin geleceği. Ancak bu güncellemede yazılım geliştiricilere gönderilen kopyalardan çıkarılan gizli bir özellik daha bulunduğu belirtiliyor. Bunun ne olduğunu ise (eğer) çıkarsa göreceğiz.
Son olarak normalde Apple’ın genelde yapmadığı bir şekilde basın mensuplarına mutlak suretle gelmeleri gerektiği yönünde ısrar etmesi. Bu söylentinin gerçekliği tartışılır ancak yine de tek yenilik iPod olacaksa bu kadar büyük bir etkinlik ne için diye düşünmüyor değiliz.
Bizi çok ilgilendirmeyen iTunes film veya müzik aboneliği gibi söylentiler de var ancak onları geçiyoruz şimdilik.
Yine Eylül ve yine yeni iPod’lar gündemde. Son haftalarda oldukça sıklaşan iPod haberlerinin arasında 9 Eylül’de bir medya etkinliği olacağı dedikodusu dolaşmıştı. En sonunda bu söylenti Engadget tarafından onaylandı.
Bu etkinlikte tüm iPod familyasının güncellenmesi bekleniyor. Her ne kadar MacBook ve MacBook Pro güncellemelerinin zamanı gelmiş olsa da bu etkinlikte yeni bilgisayar duyurulmayacağı söyleniyor. Eğer yeni bir dizüstü Mac almayı planlıyorsanız biraz daha beklemeniz gerekecek.
* 3 Eylül 2008:
Yeni haber yapmak yerine buraya yazayim, ipod touch ve nano teknik resimleri sızdı. Yeni touch’larda kenarda ses düğmesi de olacak ve normalden biraz daha kalın. Arkası da iPhone gibi kavisli. Büyümüş touch’ın ekstra ne barındıracağı bilinmiyor ancak güçlü bir GPS çipi barındırırsa gerçekten telefon özelliklerini istemeyen kullanıcıları cezbedecek.
iPod nano ise bahsedildiği gibi kenarları yuvarlak değil. Artık 9 Eylül’de yeni tasarımları göreceğiz. Daha fazla bilgi ve resim için iLounge.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Başlık yeterince açıklıyor. Apple daha 4. nesil iPod nano’yu piyasaya sürmeyi bırakın, tanıtmadan kılıf üreticileri 4. nesil kılıfları hazırlayıp bu tip ürünler satan mağazalara gönderdi.
Apple’ın iPhone’da olduğu gibi dış kalıbını kılıf üreticilerine daha önce gönderdiği tahmin ediliyor. Yeni kılıflar daha önce bahsedildiği gibi ince ve uzun bir tasarıma sahip. Hama marka kılıflar’ı Engadget’in İspanya ekibi görüntülemiş.
Daha fazla resim için haberin devamını okuyabilirsiniz. Şu sıralar nano almayı düşünenlere biraz daha beklemelerini öneriyoruz. Tasarımı beğenmeseniz bile eski serinin fiyatı ucuzlayacaktır.
Bu arada Eylül ayında yenilenecek iPod ailesi ile birlikte fiyatlarda bir düşüş bekleniyor. Hele iPhone Amerika’da 199 dolara satılırken iPod touch’un iki katı fiyata satılması oldukça tutarsız.
Evet uzun bir başlık oldu, hatta macrumors.com sitesindeki başlığın birebir tercümesi.
Digg.com sitesinden Kevin Rose yayınladığı bir blog girdisinde ve YouTube’da yayınladığı bir videoda yeni iPod güncellemeleri hakkında elinde bilgiler olduğunu iddia etmiş:
iPod serisi tamamen yenilenecek
Touch küçük tasarım değişikliklerine, nano tam bir tasarım değişikliğine uğrayacak
iPod’larda yüksek miktarda fiyat düşüşü bekleniyor.
iPod touch 2.1 güncellemesi çıkacak, iPhone güncellemesi de onu izleyecek.
iTunes 8.0 geliyor. Bu sefer büyük bir güncelleme olacak ve yeni bir çok özellik olacak.
Bütün bunlar önümüzdeki iki üç hafta içerisinde olacak.
Mac OS X 10.5.6 güncellemesi ile BluRay desteği gelecek.
Rose’un söylenti geçmişinde 3 doğru, 2 yanlış, 1 adet de yarım doğru söylentisi bulunuyor. iPod nano hakkındaki söyledikleri de iLounge sitesindeki söylentilerle uyuşuyor.
Apple her sene yaz aylarının sonlarına doğru Amerika’da ve Avrupa’nın bazı ülkelerinde “Back to School” adı verilen bir kampanya başlatır. Bu kampanya ile üniversite öğrencileri satın aldıkları Mac ile beraber bir iPod alırlarsa belli bir bedel geri ödenir.
Çoğu öğrencinin bilgisayarını yenilemek için beklediği bu kampanyanın bir benzeri şimdi Türkiye’de. Kampanyanın en güzel kısmı ise öğrenci olmak zorunda olmamanız!
Şimdi elmasepeti.com sitesinden Mac mini haricinde bir Macintosh satın aldığınızda 481 YTL değerindeki 8 GB’lık iPod nano hediye olarak veriliyor.
Eğer öğretmen veya üniversite öğrencisi iseniz, üzerine bir adet de 1 GB’lık iPod shuffle hediye ediliyor.
Kampanyanın 15 Eylül’e kadar geçerli olduğunu hatırlatmayı unutmayalım.
Apple’ı ipten kurtaran ikinci ürün serisi olan iPod’lar şu anda shuffle, nano, classic ve touch olarak dört modelde üretiliyor. Steve Jobs iPhone’u ilk duyurduğunda da “Şimdiye kadarki en iyi iPod’u yaptık.” demişti. Yazının devamını okuyun »
iMac, Apple’ı 1997 yılında ipten kurtardığında renkli ve yuvarlak hatlara sahipti ve ilk defa sadece USB kapısı barındırıyordu. G3 işlemci ile başlayan serüveni belki de uzun ömürlü bilgisayarlardan biri olan iMac DV 400 ile yerini iyice sağlamlaştırdı. G4 işlemcisine geçişinde ise tüplü monitörünü atmış, masa lambası görünümüne sahip yarım futbol topu büyüklüğündeki kaidenin üzerinde 15″ monitörle gelmişti. G5 işlemcilere sahip iMac’ler ise oldukça güçlüydü ve sadece bir ekrandan oluşan bir cihaz kavramına dönmüştü. Bu tasarımın ana hatlarını hala koruyan iMaclerde Intel’e geçişten sonra dizüstü modellerde kullanılan işlemcileri barındırmaya başladı. Şu anki iç aksamı MacBook Pro’nun bir benzeri olan iMac bir masaüstü olarak oldukça güçlü sayılabilecek makinalar. Malesef Apple Intel’in masaüstü serisi için hazırladığı çipleri hiç kullanmıyor.
mac mini
Apple iMac ile bir çok bilgisayar kullanıcısını fethetse de, sürekli herşeyi içinde çözümler sunmasından dolayı evinde pc kullanan çoğu kişi tarafından tercih edilmiyordu. Sonuçta evinde klavye, fare ve monitörü bulunan bir PC kullanıcısı neden bunların hepsini çöpe atsındı? Böylece Apple bir iBook benzeri olan mac mini’yi duyurdu. Oldukça küçük bir kasaya sahip mac mini’ler ilk çıktıklarında G4 işlemci kullanıyorlardı. Boyutundan dolayı dizüstü bilgisayarlarda kullanılan 2.5″lik harddisk kullanan mac mini performans olarak ev kullanıcılarına yetiyordu. INtel’e geçiş ile birlikte uzaktan kumanda desteği eklenen mini macbook gibi paylaşımlı ekran kartı kullanımına da geçti. Çok uzun süredir güncellenmeyen mac mini’nin Apple tarafından üretimden kaldıracağı düşünülüyor.
Mac Pro
PowerMac kasaların son serisi olan Mac Pro kendi içinde bir tasarım harikası. Bildiğimiz PC kasalarının aksine Mac Pro’nun içi bir IKEA dolabı gibi düzgün ve işlevsel yerleştirilmiş. Intel’in masaüstü işlemcilerini kullanmak yerine en yüksek kapasiteli Xeon işlemcilerini kullanan Mac Pro’lar iMac’ler gibi aluminyum bir tasarıma sahip. İki adet optik sürücü yuvası barındırıyorlar ve şu anda 8 çekirdeğe kadar destek veriyorlar.
Apple 1997 yılında iMac G3′ü duyurup i akımını başlattıktan bir süre sonra ‘midye kabuğu’ görünümlü iBook serisini piyasaya sürdü. Renkli, şeffaf ve ilginç tasarımı ile Apple’ın ucuz dizüstü bilgisayarlar kategorisinde yer alan iBook bir kaç revizyon geçirdikten sonra Intel’e geçiş ile MacBook adını aldı. Şu anda beyaz ve siyah olmak üzere 13.3″ ekranlı bir plastik kasa tasarımına sahip olan Macbook Apple’ın aynı zamanda en çok satan dizüstü modeli. Genelde oldukça başarılı işlemciler barındıran MacBooklar’ın en kötü özelliği malesef kendine özgü bir ekran kartına sahip olmaması. Sahip oldukları ekran ‘çipleri’ işlemciyi biraz yorduğu için ve oyunlarda gereken performansı vermediği için çoğu kullanıcıyı MacBook Pro’ya veya başka bir masaüstüne yöneltiyor.
MacBook Pro
Apple Macintosh Portable serisinden sonra ürettiği dizüstü bilgisayarlara PowerBook adını veriyordu. PowerBook 100 ile başlayan macera Apple’ın Intel’e geçişiyle MacBook Pro adını alarak devam ediyor. Bir çok farklı tasarım atlatan Powerbook/MacBook Pro serisi uzun zamandır aynı kasada denilebilir. MacBook Air’in duyurulmasından sonra MBP’lerde de farklı bir tasarım beklentisi doğdu.
Macbook Pro’ların kötü özelliği ise nispeten pahalı olmaları. Amerika satış fiyatı 2000 dolardan başlayan MBP aynı zamanda sadece 15 ve 17″ ekranlara sahip. Eski 12″ Powerbook kullanıcıları ise bu durumdan hiç ama hiç memnun değiller.
MacBook Air
Sadece 1.4 kg ağırlığına sahip olmasına rağmen 13.3″ ekrana sahip olan, aydınlatmalı klaye barındıran ve Intel’e özel çip yaptırtan Macbook Air’i sadece Macintosh sayfalarında değil gazetelerin teknoloji sayfalarında da görmüş veya duymuşsunuzdur. Şimdilik sadece bir revizyonu olan Macbook Air’in bir diğer özelliği ise isteğe bağlı olarak SSD (Solid State Drive) ile gelmesi. Fiyatı çok yukarıya çekse de bilgisayarda hareket eden hiç bir parçanın olmaması bazıları için vazgeçilmez. MBA’nın en kötü özelliği ise çok az sayıda kapı barındırması. Optik sürücüye sahip olmaması ise bu cihazın hedef kitlesi için mühim değil.