Şu anda TurkMacYorum kategori arşivini görüntülüyorsunuz.

Bu yazı 16 Eylül 2008 - 00:55 tarihinde yayınlanmıştır.

MacBook’lar Stoklanmaya Başladı mı?

Şu sıralar taşınma işleriyle uğraştığımdan yazı yazma yükü tek başına sevgili Özgür’e kaldığı için öncelikle üyelerimizden özür diliyorum.

Birazdan bahsedeceğim mevzuyu iki farklı kaynakta okumasaydım yazmayı düşünmüyordum, ancak 9to5mac.com sitesinden sonra macrumors.com sitesinde de alakalıbir yazıyı görünce dayanamadım. 

İlk yazının konusu HP’nin kendi işletim sistemini çıkartması. 9to5mac.com sitesinin haberine göre HP, Vista’nın başarısızlığından sıkılmış ve satışlarını baltalamasından gına gelmiş olmalı ki Linux tabanlı alternatif bir işletim sistemi arayışına girmiş. Özellikle düşük bütçeli EEE PC veya Wind PC gibi alternatiflere karşı o alanda pazar kaybeden HP’nin asıl hedefi ise Apple. Businessweek’e yapılan açıklamaya göre HP’de bir kaç kişi Vista harici projelerde çalışıyor. Ancak Businessweek bu yorumu yutmuyor ve şöyle devam ediyor:

“HP’nin yöneticilerinden biri stratejiyle ilgili açıklamalarında Apple’ın 1000$’ın altında dizüstü üretmesinden ve bu pazara girmesinden endişe ettiklerini belirtmiş. Bu alan HP’nin Apple ile rekabet etmediği bir ortam. “Apple büyük bir motivasyon faktörü” diye bitirmiş kaynak.”

9to5mac.com sitesinin haberle ilgili son yorumu ise oldukça ilginç. Apple ucuz bir dizüstü mü üretiyor? HP aptal değil.  (Apple developing a low cost laptop?  HP ain’t dumb.)

Şimdi gelelim macrumors’un haberine. Barrons’dran aldıkları bilgiye göre Macbook’lar şimdiden stoklanmaya başladı bile. Raporda yazan bilgilere göre yapılan “alan denetimlerinde” yeni Macbook’lar LED ekranlı ve çok ince aluminyum bir kasaya sahip. İlginç olan ise oldukça düşük bir fiyat ile etiketlendirilmişler.

Bütün bunlar daha önce sızan kasa tasarımı söylentisine, agresif fiyat politikası hakkındaki söylemlere, 3. çeyrek finansal sonuçlardaki düşük kar marjı hedefine ve gelecek bir ürün değişimi (future product transition) açıklamasına tamamıyla uyuyor.

Eğer HP Apple’ı bu kadar yakından takip ediyorsa ve bu kaynaklar da güvenilir ise Ekim ayında gerçekten şaşırtıcı bir Macbook bizi bekliyor olabilir. Hele çok fazla güç istemeyen kullanıcılar için daha uygun fiyatlı bir Macbook gelebilir.

Açıkçası ben heyecanla bekliyorum, çünkü bu sefer Ekim ayında bir macbook alıyorum, yeni veya eski seri!

Son söylentilere göre bir sonraki Apple etkinliği 14 Ekim tarihinde.

Bu yazı 23 Ağustos 2008 - 10:43 tarihinde yayınlanmıştır.

Jerry Seinfeld ve Vista

Apple’ın “Hi, I am a Mac” ve “Hi, I am a PC” diye başlayan reklamlarını neredeyse hepiniz biliyorsunuzdur. Reklamlarda genel olarak PC donanımları, Windows, Vista ve benzeri öğeler ile dalga geçilir ve Mac bilgisayarların daha iyi olduğu göz önüne alınırdı. Genelde matrak olan bu reklamlar yaklaşık iki seneden beri yayınlanıyor.

Tabi Vista’nın adının çıkmış olmasının tek sebebi bu değil. Microsoft Vista ilk çıktığından beri oldukça eleştiriliyor, yerden yere vuruluyor ve en önemlisi çok satmıyor. Kullanıcılar hala Windows XP’yi tercih ediyorlar ve bir bakımdan haklılar. Ancak 2001′de çıkmış olan bu sistem de çok fazla ileriye dönük değil.

İşte Vista’nın satışlarının çok büyük bir kısmının “bundled” adı verilen, bilgisayarla beraber yüklü gelmesi olduğu, hatta bu kesimin de üçte birinin XP kurduğu bir ortamda Microsoft, iyice berbatlaşan Vista adını temize çıkarmak için bazı kampanyalar düzenliyor. 

Bunlardan biri geçtiğimiz haftalarda yapılan Mojave Deneyi. Bu deneyde Vista’dan memnun olmayan bir grup denek seçiliyor ve ekranı değiştirilmiş bir Vista kullandırılıyordu. Hepsi de bu sistem daha iyi deyince onlara kullandıkları sistemin Vista olduğu belirtiliyordu.

Bu çok fazla gündeme gelmeyen deneyden sonra Microsoft asıl bombayı 10 milyon dolar bayıldığı Jerry Seinfeld ile patlattı. Amerika’da yayınlandığı sıralarda oldukça başarılı olan, hatta yayınlandığı saatlerde sokakta insan bırakmayan dizinin yaratıcısı Jerry Seinfeld Microsoft ile anlaştı. Tüm reklam kampanyasının toplam 300 milyon dolara mal olacağı konuşuluyor. Tabi Apple’ın Vista’yı kötülerken yaptığı gibi bazı reklamlarda da Apple’ın kötülenmesi beklenebilir. Reklamlarda Vista’nın açıklığı övülürken, OS X’in kapalı sistem anlayışı kötüleniyor. Bu anlayışın, kullanıcılarının özgürlüklerini kısıtlarken bir yandan da yaratıcılıklarını yok ettiğini biliyor muydunuz?. Evet, Apple kullanıcılarından bahsediliyor.

4 Eylül’de resmi olarak başlayacak olan Microsoft’un tarihindeki en pahalı reklam kampanyası olacak. Peki Vista satışlarında bunun bir etkisi olacak mı? Güncel bir rapora göre PC satın alanların %40′ı bilgisayarla beraber gelen Vista’yı siliyor ve XP kuruyor. 

Microsoft 300 milyon doları reklam kampanyasına bastırmayı, daha düzgün bir Windows 7 yaratmaya tercih ediyorsa kendisi bilir. Ama zaten Microsoft’un yazılımı da yan ürün olarak sunan bir Pazarlama Şirketi olduğu eskiden beri söylenir. Ben Mac OS X ile memnunum diyorsanız tek katlanmanız gereken küfreden yorumcular. Macera arıyorsanız Vista sizi bekliyor.

Aklıma şimdi geldi de, Jerry Seinfeld senelerce oynayan dizisinde hep köşede bilimum Macintosh’ları sergilerdi. İlk seyrettiğimde Classic varken ileriki bölümlerde değişik Performa’lar gördüğümü hatırlıyorum. Seinfeld bu konuda nasıl davranacak merak etmiyor değilim.

Bu yazı 17 Ağustos 2008 - 23:43 tarihinde yayınlanmıştır.

iMac 10 Yaşında

Bundan tam 10 sene önce 15 Ağustos 1998 tarihinde, Apple tarihinin en büyük risklerinden birini alarak tasarımı radikal bir bilgisayar olan iMac’i piyasaya sürdü. iMac’i zamanın diğer bilgisayarlarından ayıran özellik sahip olduğu teknik donanım değil, bambaşka bir tasarıma sahip olmasıydı. Apple, Classic serisinden sonra herşeyi içinde denilen (all-in-one) kompakt model bilgisayar tasarımına geri dönmüştü. Hatta iMac’in reklamlarını hatırlayanlar bilirler, ekranda Classic ekranındaki gibi “Hello” yazardı, altında da parantez içinde “again” (Tekrar). Classic’ten sonra üretilen hiç bir kompakt Apple modeli iMac kadar tutulmadı.

Peki iMac’i bu kadar özel kılan neydi? iMac’i diğer maclerden ayıran özellikler nelerdi?

iMac ilk çıktığında 15″ tüplü bir monitör, 233 Mhz bir G3 işlemci, 32 MB RAM, 4 GB harddisk, 2xUSB kapısı, bir modem ve bir CD sürücü barındırıyordu. Ancak radikal olan sahip olduğu kapılar değil, sahip olmadıklarıydı. O zamanlar eksik olması inanılmayacak olan disket sürücü bulunmuyordu, Apple’ın yıllardır kullandığı ADB kapılar yoktu, SCSI tarihe karışmış onun yerini daha bilgisayar dünyasında oldukça yeni olan USB kapıları almıştı.

iMac tek kelimeyle bilgisayar dünyasında devrim olmuştu. i harfini Internet’ten alan iMac ortalıkta kablo patırtısı yapmıyor, internete de kolayca bağlanıyordu. Hoş mavi yarı şeffaf tasarımı bilgisayar dünyasında büyük yankı uyandırdı ve benzer tasarıma sahip çevre birimleri tek tek ortaya çıktı. USB fareler, USB cd yazıcılar, USB disket sürücüler… İlk hafta içerisinde 150.000 sipariş alan Apple bir kaç ay içerisinde bir milyon defa satıldı. Bu sayede Apple batmak üzere olduğu bir dönemden kar açıklayarak çıkmayı başardı.
Bu aynı zamanda Steve Jobs’un da yerini sağlamlaştırdı. Geçici CEO olarak atandığı görevi başarıyla yerine getirdiğinde yönetim üyeleri de Jobs’tan oldukça memnun olmuşlardı. Steve Jobs NeXT sırasında edindiği tecrübeyi de Apple’a getirmiş ve bir sonraki işletim sisteminin temellerini atmıştı.
iMac tasarımda radikal olmaya devam etti. G3 modelleri daha sonra belki de en uzun ömürlü bilgisayar olan iMac DV 400 modeliyle FireWire kapıya ve DVD okuyucuya sahip oldu. Ülkemizde de oldukça başarılı olan bu modelin 5 farklı rengi bulunuyordu ve 10 GB sabit disk ile geliyordu.

iMac G4 serisi ise oldukça farklıydı, bir masa lambasını andırıyordu, yarım bir kürenin üzerinde 15″ bir LCD ekran vardı ve yine bir tasarım harikasıydı. 2002 yılında çıkan bu model 2004 yılında yerini iMac G5′lere bıraktı. iPod tasarımını andıran iMac G5 tasarımı bir sene sonra uzaktan kumandalı ve kameralı oldu. Çok kısa bir süre sonra da yerini aynı kasada Intel işlemcili iMac’lere bıraktı. Bugün piyasada bulunan 5. nesil aluminyum iMacler ise 2007 yılında tanıtıldı. 2001 yılında 5 milyon satışa ulaşan iMac şu andan itibaren senede yaklaşık bir milyon adet satılıyor.
Apple, iMac ile piyasada olmayan standartlar yaratarak bir devrim yaratmıştı. Çoğu kişi tarafından oldukça eleştirilen iMac, zamanında disket sürücüsü yok, SCSI kapısı yok diyerek aşağılandı ve saçmalık olarak nitelendirildi. Apple tarihini incelerseniz aslında bir çok yerde bu vizyonsuz saldırıların yapıldığını görürsünüz. Zira Apple aynı tartışmaları iPod ile tekrar başlattı. Çoğu kişi sadece müzik çalan bir cihaza bu kadar para vermeyi göze almaz derken Apple şu anda dünyanın en çok çalan mp3 player’ini üretiyor. iTunes ile mükemmel bir ekosistem oluşturan Apple (bu ekosistem de aşırı kapalı olduğu için eleştiriliyor) bu tartışmaların hepsini geride bıraktı.

Benzer tartışmalar geçtiğimiz Apple fuarında Macbook Air ile yine gündeme oturdu. Hallice iPod bile denilen, güç incelik oranı kurulduğunda zirveye oturan, çoğu insanın dvd ve cd ile alakası olmadığı günümüzde optik sürücü denen illetten kullanıcılarını kurtaran, ciddi anlamda oldukça şık bir tasarıma sahip olan Macbook Air de şu anda oldukça yoğun bir şekilde satılıyor. Tabiki bir iMac veya iPod gibi bir ürün olmadığı, çok küçük bir hedef kitlesi olduğu aşikar ancak optik sürücüden kurtulmak bile büyük bir cesaret olsa gerek.
Apple iMac’leri bir daha ne zaman günceller bilemiyorum, ancak şimdiye kadar çıkarttığı tüm iMac’ler birer tasarım harikası. İnsanın odasında kapalı durduğunda bile göz zevki olarak tatmin eden iMac’ler şu anda Leopard ile geliyor ve Avrupa’da 999 Avro’ya alınabiliyor.

Bu yazı 06 Ağustos 2008 - 01:22 tarihinde yayınlanmıştır.

TurkMac Devam Ediyor

İlk başlarda…

Turkmac eski tasarımını bıraktığında ve forumun kapısına kilidi vurduğunda 2006′nın sonlarına geliyorduk ve bir kullanıcı olarak sitenin geleceği ile ilgili en ufak bir bilgim yoktu. Türk Macintosh kullanıcılarının sayısı giderek artıyordu ve bir forumun daha doğrusu bir portalın eksikliğini derinden hissediyordum.

[İlk Turkmac Sitesi Arayüzü]

[Kullanılan Bir sonraki Site Tasarımı]

[Yarım Kalan Son Site Tasarımı] Yazının devamını okuyun »

Sence diyorum...




Arşivler